
Segesta
Calatafimi-Segesta, Trapani, İtalya
Tepede tek başına duran, hiç bitirilmemiş bir Dor tapınağı; yarım kaldığı için inşaatın nasıl yürüdüğünü anlatan yapı.
- Kuran Uygarlık
- Elimliler — Yunan olmayan yerli Sicilya halkı
- Konum
- Calatafimi-Segesta, Trapani — Barbaro Dağı çevresi
- Tarihleme
- Tapınak M.Ö. ~420; tiyatro M.Ö. 3. yüzyıl
- Ölçü
- Tapınak ~61 × 26 m · 6 × 14 sütun · sütun yüksekliği ~9,4 m
- Malzeme
- Yerel kalkerli kumtaşı
- Özellik
- Cella'sı ve çatısı hiç yapılmadı; sütunlar yivsiz kaldı
- Tiyatro
- Yamaca oyulmuş, ~4.000 kişilik
“Yarım kalmış bir yapı, bitmiş bir yapının asla söyleyemeyeceğini söyler: nasıl yapıldığını.”
Tarihi Önem
Neden önemli?
Segesta, Yunan bir kent değildi. Kurucuları Elimlilerdi — Sicilya'nın batısında yaşayan, kökenleri tartışmalı yerli bir halk. Antik kaynaklar onları Truvalı kaçkınlara bağlayan efsaneler aktarır; arkeoloji ise Yunan öncesi yerel bir kültüre işaret eder. Elimliler yüzyıllar içinde Yunan dilini, parasını ve mimarisini benimsedi, ancak hiçbir zaman tam anlamıyla Yunan sayılmadılar.

Kentin tarihi, komşusu Selinunte ile bitmeyen bir düşmanlıktan ibarettir. Segesta bu çatışmalarda kendi başına yeterli olmadığı için sürekli dış güçleri çağırdı: önce Atina'yı, sonra Kartaca'yı. M.Ö. 415'te Atina'nın felaketle biten Sicilya Seferi, doğrudan Segesta'nın yardım çağrısıyla başladı; kent, Atinalı elçileri kandırmak için hazinesini olduğundan zengin göstermişti. M.Ö. 409'da ise çağırdığı Kartaca ordusu Selinunte'yi yerle bir etti.

Tepedeki tapınak, yaklaşık M.Ö. 420'de — yani Atina'yı ittifaka ikna etme çabalarının tam ortasında — inşa edilmeye başlandı. Yapının hiç bitirilmemiş olmasının nedeni büyük olasılıkla bu siyasi çalkantıdır: Atina'nın yenilgisi ve ardından gelen savaşlar, kentin kaynaklarını ve gerekçesini ortadan kaldırdı. Bazı araştırmacılar yapının Yunan müttefikleri etkilemek için başlatılmış siyasi bir gösteri olduğunu, ihtiyaç kalmayınca terk edildiğini savunur.

Kent Roma döneminde varlığını sürdürdü, Bizans ve Arap dönemlerinde küçüldü ve 13. yüzyılda büyük ölçüde terk edildi. Tapınağın çevresinde hiçbir zaman büyük bir modern yerleşim kurulmadı; yapı, boş bir tepenin üzerinde, çevresindeki kentin neredeyse tamamen kaybolmasına karşın ayakta kaldı. 18. yüzyıldan itibaren Avrupalı gezginlerin uğrak yeri oldu.

Mimari Plan ve Yapı
Yapı ve inşa tekniği
Segesta Tapınağı, 6 × 14 sütunlu klasik bir Dor peripterosudur ve dışarıdan bakıldığında şaşırtıcı derecede eksiksiz görünür: otuz altı sütunun tamamı, üzerlerindeki arşitrav, triglif-metop frizi ve iki alınlık yerinde durur. Ancak yapı hiçbir zaman tamamlanmamıştır. İçeride cella yoktur — sütun çemberi boştur; çatı hiç yapılmamıştır; ve sütunların hiçbiri yivlenmemiştir.

Bu eksiklikler, yapıyı Yunan inşaat pratiğinin en iyi belgelerinden biri hâline getirir. Sütunlar yivsizdir çünkü yivler, tambur tamburu değil, sütun dikildikten sonra yukarıdan aşağıya doğru tek seferde açılırdı — böylece derzler boyunca kesintisiz bir çizgi elde edilirdi. Segesta bize bu işlemden hemen önceki anı gösterir. Aynı şekilde stylobat bloklarının kenarlarındaki kaldırma çıkıntıları (bosajlar) da yerinde durur: bunlar blokları halatla taşımak için bırakılır, yapı bitince yontulup düzleştirilirdi. Burada yontulmamışlardır.

Malzeme yine yerel kalkerli kumtaşıdır ve yapı harçsızdır. Yakındaki tiyatro ise tapınaktan yaklaşık iki yüzyıl sonra, doğal bir yamaca oyularak yapılmıştır; yaklaşık 4.000 kişiliktir ve sahne binasının arkasındaki manzaraya — körfeze kadar uzanan tepelere — açık bırakılmıştır. İki yapı birlikte, Elimlilerin Yunan mimari dilini ne kadar iyi konuştuğunu gösterir.

Işık ve Sembolizm
Bitmemişliğin dürüstlüğü
Segesta, mimarlığın bir siyasi cümle olarak kurulup cümle gereksizleşince yarıda bırakılabileceğini gösterir. Tapınak muhtemelen tanrılar için değil, Atinalı elçiler için başlatılmıştı. Bu okuma doğruysa, yapı hiç bitmediği için değil, amacına zaten hizmet ettiği için terk edilmiştir.

Yapının boş içi, onu alışılmadık biçimde saydam kılar. Bir Dor tapınağının cellası normalde ağır ve kapalıdır; burada sütunların arasından gökyüzü ve tepeler görünür. Tapınak, kutsal bir iç mekân üretmek yerine, manzarayı çerçeveleyen bir sütun kafesine dönüşmüştür — mimarların hiç amaçlamadığı bir etki.

Yivsiz sütunlar ve yontulmamış bosajlar ise yapının en dürüst yanıdır. Bitmiş bir tapınak, nasıl yapıldığını gizler: kusursuz yüzeyler, emeğin izlerini siler. Segesta bu silme işlemi yapılmadan durdurulmuştur ve tam bu yüzden, bitmiş her Dor tapınağının sakladığı şeyi açıkta bırakır.


Zaman Çizelgesi
Tarihsel akış
M.Ö. 415
Atina'ya çağrı
Segesta'nın yardım talebi Atina'nın felaketle biten Sicilya Seferi'ni başlatır.
M.Ö. ~420
Tapınağın inşası
Dor tapınağı başlatılır; cella ve çatı hiçbir zaman yapılmaz.
M.Ö. 409
Selinunte'nin yıkımı
Segesta'nın çağırdığı Kartaca ordusu rakip kenti yerle bir eder.
M.Ö. 3. yy
Tiyatro
Yamaca oyulan yaklaşık 4.000 kişilik tiyatro inşa edilir.
13. yy
Terk ediliş
Kent büyük ölçüde boşalır; tapınak boş tepede ayakta kalır.
Galeri
Görsel kaynak ve fotoğrafçı bilgileri görsellerin üzerinde belirtilmiştir.
Planlar ve Kesitler
Konum
Etkileşimli harita yalnızca istediğinizde yüklenir. Yükleme sırasında OpenStreetMap altyapısına teknik bağlantı kurulur. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.