
Sagalassos
Ağlasun, Burdur, Türkiye
Toros dağlarının yüksek bir platosuna kurulmuş, sürdürülen kazılarıyla ünlü etkileyici bir antik dağ kenti.
- Kazı Başkanı
- Marc Waelkens (1990'dan itibaren, KU Leuven)
- Konum
- Ağlasun, Burdur — 1450-1700 m rakım
- Öne Çıkan Yapı
- Antoninus Pius Çeşmesi (restore edilmiş)
- Ölçü
- Tiyatro ~9.000 kişilik
- Üslup
- Helenistik-Roma dağ kenti mimarisi
“Bulutların üzerindeki kent.”
Tarihi Önem
Neden önemli?
Sagalassos, Toros Dağları'nda 1450-1700 metre rakımdaki dik bir platoya kurulmuş, Pisidya bölgesinin en önemli antik kentlerinden biridir. Bu zorlu ama stratejik konum, kente hem doğal bir savunma avantajı sağlamış hem de kentin dış müdahalelerden nispeten korunarak günümüze kadar iyi korunmuş kalıntılarla ulaşmasını mümkün kılmıştır.

Kent, Roma İmparatorluk döneminde büyük bir refah yaşamış; anıtsal çeşmeler, hamamlar, agoralar ve dokuz bin kişilik bir tiyatro ile donatılmıştır. 1990'lardan bu yana Belçikalı arkeolog Marc Waelkens öncülüğünde sürdürülen sistematik kazılar, Sagalassos'u Türkiye'deki en kapsamlı ve uzun soluklu arkeolojik projelerden birine dönüştürmüştür.

M.S. 7. yüzyıldaki büyük bir deprem ve ardından gelen veba salgını, kentin nüfusunun büyük ölçüde azalmasına ve nihayetinde terk edilmesine yol açmıştır. Kentin restore edilen Antoninus Pius Çeşmesi, antik su mimarisinin ve modern restorasyon çalışmalarının en başarılı örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Mimari Plan ve Yapı
Yapı ve inşa tekniği
Sagalassos'un anıtsal çeşmesi (nymphaeum), çok katlı mermer cephesi ve içine yerleştirilmiş heykel nişleriyle Roma su mimarisinin klasik örneğidir; yapı, 2000'li yıllarda titiz bir anastylosis (parçaların orijinal yerlerine yeniden monte edilmesi) çalışmasıyla ayağa kaldırılmış ve hâlâ işlevsel şekilde su akıtmaktadır.
Kentin dokuz bin kişilik tiyatrosu, dik plato yamacına oyularak inşa edilmiş, sahne binası mermer kabartmalarla zenginleştirilmiştir. Sagalassos'un su ihtiyacı, yakındaki kaynaklardan kilometrelerce uzanan seramik ve taş boru hatlarıyla karşılanmış; bu gelişmiş su mühendisliği, kentin yüksek rakımdaki varlığını sürdürebilmesinin anahtarı olmuştur.
Zaman Çizelgesi
Tarihsel akış
M.S. 2. yy
İmparatorluk dönemi imarı
Anıtsal çeşme, agora ve hamamlarla kent en parlak dönemini yaşadı.
M.S. 7. yy
Deprem ve veba
Büyük bir deprem ve ardından gelen veba salgını kenti büyük ölçüde boşalttı.
1990
Sistematik kazılar
Marc Waelkens öncülüğünde uzun soluklu kazı ve restorasyon projesi başladı.
Galeri
Görsel kaynak ve fotoğrafçı bilgileri görsellerin üzerinde belirtilmiştir.