Dünyanın bilinen en eski tapınak kompleksi olarak kabul edilen, insanlık tarihini yeniden yazan Neolitik anıtsal alan.
Tarihçe
Göbeklitepe, Şanlıurfa'nın kuzeydoğusunda yer alan ve yaklaşık M.Ö. 9600 yıllarına tarihlenen olağanüstü bir arkeolojik alandır. Buluntular, henüz yerleşik tarıma ve çanak çömleğe geçmemiş avcı-toplayıcı toplulukların bu devasa taş yapıları inşa edebildiğini göstermiştir. Bu durum, uygarlığın önce yerleşim, sonra tapınak şeklindeki geleneksel anlatısını kökten sarsmıştır. Alan, 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir.
Alandaki en çarpıcı öğeler, T biçimli anıtsal dikili taşlardır. Kimi 5,5 metreye ulaşan ve 10 tonu aşan bu sütunlar, yuvarlak ve oval planlı çevreler halinde dizilmiştir. Taşların üzerinde tilki, yılan, akrep, yaban domuzu ve turna gibi hayvan kabartmaları ustalıkla işlenmiştir. Bu tasvirler, dönemin inanç dünyası ve sembolizmi hakkında eşsiz ipuçları sunmaktadır.
Kazıları uzun yıllar yürüten Alman arkeolog Klaus Schmidt, Göbeklitepe'yi bir yerleşim yerinden çok bir inanç ve toplanma merkezi olarak yorumlamıştır. Ona göre bu anıtları inşa etme ihtiyacı, geniş toplulukları bir araya getirmiş ve dolaylı olarak tarımın gelişimini tetiklemiş olabilir. Yani tapınak, köyü doğurmuş olabilir.
Göbeklitepe'nin bilinçli olarak toprakla örtülüp gömülmesi, alanın binlerce yıl korunmasını sağlamıştır. Bugün alanın yalnızca küçük bir bölümü kazılmış olup, jeofizik araştırmalar toprağın altında daha pek çok çevrenin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Göbeklitepe, insanlık tarihinin en heyecan verici keşif alanlarından biri olmaya devam etmektedir.
Galeri
Görseller: Wikimedia Commons (kamu malı / CC lisansları)